Volkan Konak ile yaklaşık 20 yıldır aynı sahneyi paylaşan Selim Bölükbaşı, yaşadığı duygusal çöküntüyü şu ifadelerle dile getirdi:
“Bu paylaşımı yapmamak için çok uğraştım çünkü; yakıştıramadım. Fakat, yapmam gerektiği gerçeği buna müsaade etmedi. Söylenecekleri sığdırabilir miyim buraya? Tabii ki ASLA!!! Aynı acıyı ikinci kez yaşadım... Bize neden arkanı döndün Volkan ağabey.”
“300 km hızla duvara toslamak gibi…”
Bölükbaşı, Konak'ın sahnede yere yığıldığı ana tanıklık ettiğini belirterek yaşadığı şoku ve çaresizliği şu cümlelerle tarif etti:
“İçimin yandığı, beynimin uyuştuğu, kalbimin sıkıştığı, gözlerimin görme yetisinin yetersiz kaldığı, damarlarımdaki kanın sanki çekildiği, vücudumun 300 km hızla duvara toslayıp paramparça olduğu bir andı... Son kulisimizdeki sohbetimiz ile sahnede yere yığılmış, kalp masajı yapılan halin arasında pinpon topu gibi gidip gelişimin tarif edilemezliği…”
“Yirmi senelik anılar bir anda ağırlaştı”
Konak ile geçirdiği yılları “milyon tane anıya” benzeten Bölükbaşı, paylaştıkları anların ağırlığının altında ezildiğini ifade etti. Bölükbaşı açıklamasında, Konak’ın fikirlerinin ve karakterinin birçok kişi için ne kadar önemli olduğuna da dikkat çekti.
“Hiçbir dil anlatamaz bu acıyı”
Bölükbaşı, duygularını ifade etmekte zorlandığını belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Öğrettiğin, tecrübelendirdiğin ne varsa… Ağabeyliğin, desteklerin, mavralarımız, sarhoş yorgunluğumuz… Hepsi artık olmayacak. Ve bunun gibi buralara sığmayacak birçok şeyin acısını hisseden ben… Nasıl sığdırayım buraya? Nasıl yazayım? Nasıl paylaşayım? Var mı tarif edecek kimse? Hiçbir dil anlatamaz bu acıyı!”