Donald Trump yönetimi, Ukrayna ile nadir toprak elementleri ve enerji kaynaklarına erişim konusunda yeni şartlar talep ediyor. Financial Times'a konuşan iki Ukraynalı yetkiliye göre, Washington bu talepleri Rusya ile yapılacak barış anlaşması karşılığında genişletiyor.
Trump'ın bu hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile ayrı ayrı yaptığı görüşmelerde, olası bir barış için gerekli şartları konuştu. Bu hususta ABD’nin Ukrayna ile çok yakında bir maden ve doğal kaynak anlaşması imzalayacağını söyledi.
Trump, “Ukrayna ve Rusya konusunda çok iyi gidiyoruz. Nadir toprak elementleriyle ilgili bir anlaşmayı kısa süre içinde imzalayacağız” diye ekledi. Bu açıklamayı, ABD'de nadir toprak elementleri başta olmak üzere maden üretimini artıran bir kararnameyi imzaladıktan sonra yaptı.
TRUMP'IN BÜYÜK HEDEFİ, ELEKTRONİK ÜRETİMİ
Putin, 30 gün boyunca Ukrayna’daki enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmayı kabul etti. Zelenskiy de böyle bir ateşkese hazır olduğunu söyledi. Ancak daha bugün, Rusya Odesa ve Sudzha'daki eletkrik dağıtım ve üretim tesislerini vurdu.
Trump, bu görüşmelerin tam kapsamlı bir ateşkes sağlamamış olsa da ilerleme kaydedildiğini belirtti. “Bu savaşın sona ermesini çok isteriz. Sanırım bu konuda oldukça iyi gidiyoruz” dedi.
Trump, Ukrayna’nın maden kaynaklarının geliştirilmesini içeren bir anlaşmanın yakında sonuçlanacağını açıkladı. Bu anlaşmanın, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği desteğin karşılığında değerlendirildiği vurgulandı.
ABD, Çin’in bu sektördeki hakimiyetini kırmak için yurtiçindeki üretimi artırma çabasında. Trump, bu kapsamda olağanüstü yetkilerini kullanarak maden üretimini artırma kararı aldı. Aynı anda, Ukrayna'dan gelecek bu madenler ABD için büyük önem taşıyor.
Lityum, nikel ve benzeri kritik madenler, elektronik ürünlerde ve özellikle elektrikli araç pillerinde kullanılıyor. ABD’nin bu madenlere yönelik talebi giderek artıyor.
Çin ise bu kaynakların büyük bölümünün üreticisi veya işleyicisi konumunda. ABD, Çin ve Kanada gibi büyük tedarikçilerle girdiği ticaret gerilimleri içinde bu kaynaklara daha fazla erişim arayışına girdi.
PEKİ YA KIRIM?
Bu esnada, Rusya için olası bir barışın en önemli ön şartlarından biri olan, Ukrayna'dan beklenen toprak tavizleri de konuşuldu. Trump, Putin ile olan telefon görüşmesinde bu tavizleri konuşacağını belirtmişti.
Ancak ABD merkezli haber kuruluşu Semafor, Trump'ın özellikle Ukrayna'nın 2014 yılında kaybettiği Kırım'ın resmen Rus toprağı olarak tanınmasını da konuştuğunu yazmıştı.
Zelenski, Trump ile yaptığı son görüşmede Kırım'ın Rus toprağı olarak tanınmasının gündeme gelmediğini söyledi. Zelenski, “Sayın Başkan Trump bu konuyu benimle açmadı” dedi.
Kırım’ın Ukraynalılar için ne kadar önemli olduğunu Trump’a geçen eylül ayında anlattığını belirtti. Zelenski, “Kırım bir Ukrayna yarımadasıdır” dedi.
İki kaynağa göre Beyaz Saray, Kırım’ın Rusya’ya ait olarak tanınması ve Birleşmiş Milletler’in de bunu kabul etmesi yönünde olasılığı değerlendiriyor.